Ütopik Beden Heterotopyalar
Beden dünyanın sıfır noktasıdır, yolların ve mekânların kesiştiği noktada beden hiçbir yerdedir: Dünyanın yüreğindeki o ütopik çekirdektir ve ondan hareketle düşler, konuşur, ilerler, hayal eder, eşyayı olduğu yerde algılar ve hayal ettiğim ütopyaların sonsuz gücü sayesinde inkâr ederim. Bedenim Güneş Ülkesi gibidir, yeri yoktur, ama ister gerçek isterse ütopik olsun, tüm yerler ondan neşet eder ve ışıldar.
Michel Foucault’nun 1966 tarihli iki radyo konferansını bir araya getiren Ütopik Beden ve Heterotopyalar, filozofun felsefeyle edebiyat arasında salındığı metinleridir; mekân yalnızca kuramsal bir kategori olmaktan çıkar, bir deneyim alanına dönüşür.
Foucault, ütopyaları “yeri olmayan yerler” olarak tanımlarken, heterotopyaları tam tersine dünyanın içinde gerçekten var olan ama mevcut düzeni askıya alan, yansıtan ve tersyüz eden “öteki mekânlar” olarak kavrar ve Heterotopyalar metninde, “öteki mekânlar”ı inceleyen hayali bir bilim tasarlar: heterotopoloji. Ancak bu, katı ve sınıflandırıcı bir bilimden çok, arzunun ve kaçış isteğinin izini süren bir düşünme biçimidir. Mezarlıklar, gemiler, aynalar, tiyatrolar ya da hapishaneler gibi alanlar, hem toplumsal düzenin parçasıdır hem de ona mesafe alarak onu görünür kılar. Heterotopya kavramı böylece mekânı sabit ve nötr bir zemin olmaktan çıkarır; onu iktidar ilişkilerinin, arzuların, normların ve sapmaların kesiştiği canlı bir düzleme dönüştürür.
Ütopik Beden ise bu düşünceyi beklenmedik bir yerden, bedenin kendisinden başlatır. En az ütopyacı görünen şey, yani kaçamadığımız, ağırlığını ve sınırlarını aralıksız olarak taşıdığımız beden, aynı zamanda bütün ütopyaların kaynağıdır. Dövme, maske, kostüm, dans ya da erotizm aracılığıyla beden kendi sınırlarını aşar, “başka bir yere” dönüşür: Hem en somut yer hem de tüm düşsel kaçışların eşiği.
Bu iki metin mekânın ve bedenin ne kadar kırılgan, çoğul ve politik olduğunu hatırlatır; mekân ile beden arasındaki gerilimi, arzuyu ve başkalık imkânını yeniden düşünmeye davet eder.
- Açıklama
Beden dünyanın sıfır noktasıdır, yolların ve mekânların kesiştiği noktada beden hiçbir yerdedir: Dünyanın yüreğindeki o ütopik çekirdektir ve ondan hareketle düşler, konuşur, ilerler, hayal eder, eşyayı olduğu yerde algılar ve hayal ettiğim ütopyaların sonsuz gücü sayesinde inkâr ederim. Bedenim Güneş Ülkesi gibidir, yeri yoktur, ama ister gerçek isterse ütopik olsun, tüm yerler ondan neşet eder ve ışıldar.
Michel Foucault’nun 1966 tarihli iki radyo konferansını bir araya getiren Ütopik Beden ve Heterotopyalar, filozofun felsefeyle edebiyat arasında salındığı metinleridir; mekân yalnızca kuramsal bir kategori olmaktan çıkar, bir deneyim alanına dönüşür.
Foucault, ütopyaları “yeri olmayan yerler” olarak tanımlarken, heterotopyaları tam tersine dünyanın içinde gerçekten var olan ama mevcut düzeni askıya alan, yansıtan ve tersyüz eden “öteki mekânlar” olarak kavrar ve Heterotopyalar metninde, “öteki mekânlar”ı inceleyen hayali bir bilim tasarlar: heterotopoloji. Ancak bu, katı ve sınıflandırıcı bir bilimden çok, arzunun ve kaçış isteğinin izini süren bir düşünme biçimidir. Mezarlıklar, gemiler, aynalar, tiyatrolar ya da hapishaneler gibi alanlar, hem toplumsal düzenin parçasıdır hem de ona mesafe alarak onu görünür kılar. Heterotopya kavramı böylece mekânı sabit ve nötr bir zemin olmaktan çıkarır; onu iktidar ilişkilerinin, arzuların, normların ve sapmaların kesiştiği canlı bir düzleme dönüştürür.
Ütopik Beden ise bu düşünceyi beklenmedik bir yerden, bedenin kendisinden başlatır. En az ütopyacı görünen şey, yani kaçamadığımız, ağırlığını ve sınırlarını aralıksız olarak taşıdığımız beden, aynı zamanda bütün ütopyaların kaynağıdır. Dövme, maske, kostüm, dans ya da erotizm aracılığıyla beden kendi sınırlarını aşar, “başka bir yere” dönüşür: Hem en somut yer hem de tüm düşsel kaçışların eşiği.
Bu iki metin mekânın ve bedenin ne kadar kırılgan, çoğul ve politik olduğunu hatırlatır; mekân ile beden arasındaki gerilimi, arzuyu ve başkalık imkânını yeniden düşünmeye davet eder.
Stok Kodu:9786053148111Boyut:13,5 * 21,5Sayfa Sayısı:64Basım Yeri:İSTANBULBasım Tarihi:MART 2026Çeviren:Ferda KeskinKapak Türü:Karton KapakDili:TÜRKÇEOrijinal Adı:Le Corps utopique suivi de Les Hétérotopies
- Taksit Seçenekleri
- Diğer KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel Toplam349,24147,72625,99155,97918,25164,231214,37172,46
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
-
-
-
400,00TL 300,00TL
-
-
350,00TL 262,50TL
-
-
-
-
-
-
400,00TL 300,00TL
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
1.100,00TL 825,00TL
-
-
-
-
-
-
-
-
240,00TL 180,00TLYayımlanacak (Stokta Yok)
-
290,00TL 217,50TLYayımlanacak (Stokta Yok)
-
460,00TL 345,00TLYayımlanacak (Stokta Yok)
-
750,00TL 562,50TLYayımlanacak (Stokta Yok)
-
-
-
-
-
-
-
590,00TL 442,50TL
-
-
-
-
-
200,00TL 130,00TLYayımlanacak (Stokta Yok)
-
-
-
-
-
590,00TL 442,50TL
-
-
-
-
-
200,00TL 130,00TLYayımlanacak (Stokta Yok)
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
320,00TL 240,00TL
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
550,00TL 412,50TL
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
450,00TL 337,50TLYayımlanacak (Stokta Yok)
-
-
280,00TL 210,00TLYayımlanacak (Stokta Yok)
-
-
-
360,00TL 270,00TL
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
245,00TL 183,75TL
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
460,00TL 345,00TL
-
-
-
-
-
-
