Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%25
yayincilarkooperatifi.com

TAHTAKURULARI VE KARGALAR MECLİSİ

Liste Fiyatı : 350,00TL
İndirimli Fiyat : 262,50TL
Kazancınız : 87,50TL
Taksitli fiyat : 12 x 27,95TL
Satış adedi : 32
9789944613637
856415
TAHTAKURULARI VE KARGALAR  MECLİSİ
TAHTAKURULARI VE KARGALAR MECLİSİ
262.5


Bu kitap, demir kapıların ardında saklanan ve çoğumuzun hiç haberdar olmadığı yaşanmışlıkların gerçek bir aynası.
Akın’ın yolu, karşı kıyının cezaevlerinde unutulmaya mahkûm ve umut ettikçe kimsesizleşen insanlarla kesişiyor. Akın, onların hikâyelerinde kendini bulurken, kendi hikâyesinde de onları buluyor.
Rodos’ta bir havalimanı karakolundan Kos’un rutubet ve sidik kokulu nezarethanelerine; şiddet sarmalında nefret öznesi haline getirilen “kaptan”ların öykülerinden sürgünde yaşayan bir gazetecinin
Interpol’le yüzleşmesine kadar geniş bir alanda çok şey yaşanıyor, hissediliyor ve kâğıda kaydediliyor.
Tahtakuruları ve Kargalar Meclisi, yalnızca bir tanıklık değil; baskıya karşı açılmış bir dava dosyası ve vicdanı olan herkesin önüne bırakılmış bir çağrıdır.
Okurken kendinize soracaksınız:
Bu karanlığın neresindeyim? Seyircisi mi, tanığı mı, yoksa ortağı mı?
Selahattin Demirtaş

5 Bu kitap, Rodos’a adım attığı anda gözaltına alınan bir politik göçmenin beklenmedik tutukluluk sürecini anlatıyor. Türkiye’de hakkında çıkarılmış bir arama kararı nedeniyle başlayan süreç, yalnızca hukuki bir hikâye değil; insanın kırılganlığı, direnci ve hafızası üzerine yoğun bir anlatıya dönüşüyor. Yazar, gözaltı anından mahkeme salonuna; oradan pislik içindeki hücrelere uzanan süreci yalın ama sarsıcı bir dille aktarıyor. Fiziki koşulların sertliği, koğuşların ağır kokusu, göçmenlerin çaresizliği ve çeşitli suçlardan içeri düşmüş insanların ruh halleri; tüm çıplaklığıyla resmediliyor. Ancak kitap bir “mağduriyet anlatısı”na saplanmıyor. Asıl derinlik, yazarın iç dünyasında. Beklenmedik bu tutukluluk, onu geçmiş hapishane deneyimlerine geri götürüyor. Bellek, zaman çizgisini kırıyor; dün ile bugün iç içe geçiyor. Okur, bir hücrenin soğuk duvarından bir başka dönemin demir kapısına savruluyor. Bu geçişler yapay değil; çağrışımlar üzerinden doğal bir akışla ilerliyor. Metnin en güçlü yanı da bu: Sayfa sayısı az, ama çağrışım alanı sınırsız. Kitapta kurulan dostluklar ise ayrı bir damar. Aynı mekâna sıkışmış, farklı hayatlara sahip insanların kurduğu o “öze yakın” bağlar; hapishane anlatılarının klasik karanlığını kırıyor. İnsan, en zor koşullarda bile birbirine tutunabiliyor. Ve dışarıda bir başka hikâye var: Eşinin örgütlediği dayanışma ağı. Bu bölüm, kitabın en umutlu tarafı. Yazar içeride beklerken, dışarıda örülen dayanışma; sadece hukuki bir destek değil, moral bir zemin oluşturuyor. Kitap böylece iki paralel akışta ilerliyor: İçeride daralan mekân, dışarıda genişleyen dayanışma. Dil sade, yer yer şiirsel ama abartısız. Okuru yormayan bir anlatım var. Bu nedenle “su gibi okunacak” bir anı kitabı tanımı yerindedir.
  • Açıklama

    • Bu kitap, demir kapıların ardında saklanan ve çoğumuzun hiç haberdar olmadığı yaşanmışlıkların gerçek bir aynası.
      Akın’ın yolu, karşı kıyının cezaevlerinde unutulmaya mahkûm ve umut ettikçe kimsesizleşen insanlarla kesişiyor. Akın, onların hikâyelerinde kendini bulurken, kendi hikâyesinde de onları buluyor.
      Rodos’ta bir havalimanı karakolundan Kos’un rutubet ve sidik kokulu nezarethanelerine; şiddet sarmalında nefret öznesi haline getirilen “kaptan”ların öykülerinden sürgünde yaşayan bir gazetecinin
      Interpol’le yüzleşmesine kadar geniş bir alanda çok şey yaşanıyor, hissediliyor ve kâğıda kaydediliyor.
      Tahtakuruları ve Kargalar Meclisi, yalnızca bir tanıklık değil; baskıya karşı açılmış bir dava dosyası ve vicdanı olan herkesin önüne bırakılmış bir çağrıdır.
      Okurken kendinize soracaksınız:
      Bu karanlığın neresindeyim? Seyircisi mi, tanığı mı, yoksa ortağı mı?
      Selahattin Demirtaş

      Stok Kodu
      :
      9789944613637
      Boyut
      :
      13,5 * 21
      Sayfa Sayısı
      :
      192
      Basım Yeri
      :
      İSTANBUL
      Basım Tarihi
      :
      ŞUBAT 2026
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Dili
      :
      TÜRKÇE
  • Taksit Seçenekleri
    • Diğer Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      3
      95,74   
      287,23   
      6
      50,54   
      303,27   
      9
      35,48   
      319,33   
      12
      27,95   
      335,34   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Ru*i b. - 12.02.2026 11:06
      5/5
      Bu kitap, Rodos’a adım attığı anda gözaltına alınan bir politik göçmenin beklenmedik tutukluluk sürecini anlatıyor. Türkiye’de hakkında çıkarılmış bir arama kararı nedeniyle başlayan süreç, yalnızca hukuki bir hikâye değil; insanın kırılganlığı, direnci ve hafızası üzerine yoğun bir anlatıya dönüşüyor. Yazar, gözaltı anından mahkeme salonuna; oradan pislik içindeki hücrelere uzanan süreci yalın ama sarsıcı bir dille aktarıyor. Fiziki koşulların sertliği, koğuşların ağır kokusu, göçmenlerin çaresizliği ve çeşitli suçlardan içeri düşmüş insanların ruh halleri; tüm çıplaklığıyla resmediliyor. Ancak kitap bir “mağduriyet anlatısı”na saplanmıyor. Asıl derinlik, yazarın iç dünyasında. Beklenmedik bu tutukluluk, onu geçmiş hapishane deneyimlerine geri götürüyor. Bellek, zaman çizgisini kırıyor; dün ile bugün iç içe geçiyor. Okur, bir hücrenin soğuk duvarından bir başka dönemin demir kapısına savruluyor. Bu geçişler yapay değil; çağrışımlar üzerinden doğal bir akışla ilerliyor. Metnin en güçlü yanı da bu: Sayfa sayısı az, ama çağrışım alanı sınırsız. Kitapta kurulan dostluklar ise ayrı bir damar. Aynı mekâna sıkışmış, farklı hayatlara sahip insanların kurduğu o “öze yakın” bağlar; hapishane anlatılarının klasik karanlığını kırıyor. İnsan, en zor koşullarda bile birbirine tutunabiliyor. Ve dışarıda bir başka hikâye var: Eşinin örgütlediği dayanışma ağı. Bu bölüm, kitabın en umutlu tarafı. Yazar içeride beklerken, dışarıda örülen dayanışma; sadece hukuki bir destek değil, moral bir zemin oluşturuyor. Kitap böylece iki paralel akışta ilerliyor: İçeride daralan mekân, dışarıda genişleyen dayanışma. Dil sade, yer yer şiirsel ama abartısız. Okuru yormayan bir anlatım var. Bu nedenle “su gibi okunacak” bir anı kitabı tanımı yerindedir.
Kapat